Arşiv

Archive for the ‘Kıssadan Hisseler’ Category

Başkası için kazanmak…

22/05/2009 1 yorum

Yazarı bilinmeyen bir alıntıdır.

Kendimizi evlenince, bir bebek sahibi olunca, sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır. Sonra çocuklarımızın yeterince yetişkin olmadığını düşünerek bunalırız ve onlar büyüdüklerinde bunun da iyi olacağını düşünürüz. Sonra büyürler ve biz yine bunalırız, çünkü onlarla didişmemiz gerekir. Şu delikanlılık çağını atlatsalar daha mutlu olacağız tabii.

Gerçek şu ki, mutlu olmak için şu andan daha iyi bir an olamaz.
Öyle değilse, ne zaman?

Yaşamınız hep güçlüklerle dolu olacak. Olduğu kadar çok kabullenip herşeye karşın mutlu olmaya karar vermek en iyisi.

Uzun bir süre yaşam yeni başlayacak sandım. Gerçek yaşam.
Fakat yolda hep bir engel vardı; bitirilecek bir iş, aşılması gereken bir sıkıntı, tanınacak bir zaman, ödenecek bir fatura. Sonra başlayacaktı yaşam. Sonunda anladım, bu engeller yaşamın kendisiydi.Bu bakış açısı, benim mutluluğa bir yol olmadığını anlamama yardımcı oldu.

YOL, mutluluğun kendisi idi.

Yani, her anın tadını çıkarın.

Mutlu olmaya karar vermek için, okulun bitmesini, okula geri dönmeyi, beş kilo kaybetmeyi, beş kilo almayı, işe başlamayı, evlenmeyi, cuma gecesini, pazar sabahını, bir araba almayı, araba yenilemeyi, ev ipoteğinizin bitmesini, ilkbaharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini ya da on beşini, radyoda melodinizin çalınmasını, ölmeyi ya da yeniden doğmayı beklemeyin.

Şimdi, aşağıdaki soruları düşünüp yanıtlamaya çalışın:
1 – Dünyadaki en zengin 5 kişinin adını söyleyin.2 – En son seçilen 5 Dünya Güzelinin adlarını söyleyin.3 – Son 10 Nobel Ödülünü kimler kazandı?4 – En iyi erkek oyuncu Oscar ödülünü en son hangi 10 oyuncu aldı?

Yapamadınız mı? Zor, değil mi?

Tasalanmayın, hiç kimse bunları anımsamıyor.
Alkışlar söner!
Ödüller tozlanır!
Kazananlar çabuk unutulur.

Şimdi de şu soruları yanıtlayın:
1 – Eğitiminize katkıda bulunan 3 öğretmeninizin adını söyleyin.
2 – Gerektiğinde yanınızda olmuş 3 dostunuzun adını söyleyin.3 – Size özel olduğunuzu hissettiren birkaç kişi düşünün.4 – Birlikte zaman geçirmek istediğiniz 5 kişinin adını söyleyin.

Yapabildiniz mi? Daha kolay, değil mi?

Yaşamınızda anlamı olan kişiler, “en iyi” olarak dereceye girmiş, en çok parası olan, en büyük ödülleri kazananlar değil…
Sizi seven, sizi gözeten, ne olursa olsun yanınızda olanlar.
Bir an düşünün.
Yaşam çok kısa!

Ya siz, hangi listedesiniz? Bilmiyor musunuz?
Dur biraz yardım edeyim.
Bir süre önce, Seattle Olimpiyatlarında, zekaca veya vücutça engelli dokuz atlet, 100 metrelik bir yarışın başlama noktasında duruyorlardı. Tabanca atıldı ve yarış başladı. Hepsi koşmuyordu, ama herkes katılmak ve kazanmak istedi. Üçlü gruplar şeklinde koşuyorlardı. Bir çocuk takıldı ve düştü, bir iki yuvarlandı ve ağlamaya başladı. Diğer sekizi onun ağladığını duydu. Yavaşlayıp arkalarına baktılar.
Durdular ve geri geldiler… Hepsi de…

Down Sendromu hastası bir kız, çocuğun yanına oturdu, sarıldı ve sordu: “Şimdi kendini daha iyi hissediyor musun?” Sonra, dokuzu birlikte omuz omuza bitiş çizgisine yürüdü.
Kalabalık ayağa kalktı ve alkışladı. Alkışlar uzun süre devam etti…

Bu olaya tanık olanlar hala bunu anlatıyor. Niçin?

Çünkü yüreğimizin derinliklerinde hepimiz biliyoruz ki, yaşamda en önemli şey kendimiz için kazanmanın ötesindedir.

Yaşamdaki en önemli şey diğerlerinin kazanmalarına yardım etmektir. Bu yavaşlayıp kendi yarışımızı değiştirmek anlamına gelse bile.

Categories: Kıssadan Hisseler

Meksika Sınırı

Juan, motosikleti ile Meksika sınırına gelir. Arkasındaki iki büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir ve içinde ne olduğunu sorar .
Juan: ‘Yalnizca kum’, diye yanıt verince polis: – Aç bakalım çantaları, der.
Juan çantaları açar, polis didik didik kontrol etmesine rağmen kumdan başka birşey bulamaz çantada !
Bununla yetinmeyen polis, gece yarısına kadar kumu her tür tahlilden geçirtir ancak saf kumdan başka birşey yoktur ! Polis, çantalarini Juan’a geri verir ve sınırdan geçmesine izin verir.
Ertesi gün Juan Motosikletinin arkasında iki büyük çantayla tekrar sınırda belirir. Polis Juan’i gene durdurur, didik didik arar, birşey bulamaz ve Juan’ı serbest bırakmak zorunda kalır. Bu olay, polis emekli olana dek yıllarca devam eder !
Bir gün emekli polis Meksika’da bir barda otururken Juan’ın içeri girdiğini görür ve derhal yakasına yapışır;
-Senin yıllardır birşeyler kaçırdığından eminim.Çıldıracağım.
Geceleri uyku uyuyamıyordum senin yüzünden. Lütfen anlat bana ne kaçırdığını. Aramızda kalacağına emin olabilirsin.
Juan gülümseyerek yanıtlar:
‘Motosiklet’
DETAYLA BOĞUŞURKEN ÖZÜ KAÇIRMAYALIM.
Categories: Kıssadan Hisseler

Kum ve Taş

Bir hikayede iki arkadaşın çölde yürüdüğü anlatılır. Yolculuğun bir noktasında bir tartışma olur ve biri diğerine tokat atar. Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar:

“BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI”.

Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmak üzere iken arkadaşı o’nu kurtarir. Yarı boğulmadan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazar:

“BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI”.

Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar:

“Canını acıttığımda kuma yazdın, neden şimdi taşa?”

Diğeri cevaplar: “Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağıslama rüzgarı silebilsin, ama biri bizim icin iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiç bir rüzgar silemesin.

“ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN”.
Categories: Kıssadan Hisseler

PENCERE *

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına ‘ Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.’ demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış.

‘Bak’ demiş kocasına ‘ Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?’
‘Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim’
diye cevap vermiş kocası.


Hayatta da böyle değil midir ?
Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamadan önce zihin durumumuza bakmak ve ‘iyi’ olanı görmeye hazır olup olmadığımızı farketmek güzel bir fikir olabilir.
Pencerelerimizi temiz tutabilmek dileğiyle.

*Kaynağı belli olmayan bir alıntıdır.

Categories: Kıssadan Hisseler
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.